Türkiye Cumhuriyeti

Köln Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Başkonsolosluğumuzca düzenlenen İftar Daveti konuşması, 10.07.2015

Sivil Toplum Kuruluşlarımızın Değerli Temsilcileri,
Kıymetli Basın Mensupları,
Sevgili Dostlar,

Hepimizin bildiği gibi Ramazan ayı Alemlere Rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimize kutsal kitabımız Kuranı Kerimin indirilmeye başlandığı Ay. Ramazan Ayı rahmet, bereket, mağfiret ve kurtuluş Ayı. İnsanın kendini hesaba çektiği, kişisel muhasebesini yaptığı, insanı insan yapan anlama, bağışlama, bolluk ve huzura ulaşma ve hem bedeni hem de ruhi arınma yollarını aradığı bir Ay.

Ramazan ayında modern dünyanın bizlere dayattığı rutinler, alışkanlıklardan çıkarak, biraz daha ruhani dünyamıza döneriz. Kişisel muhasebemizi yapar, neyi nerede eksik yaptık, hangi konularda kimleri üzdük, dinimizin esaslarından uzaklaşıp çok mu işin özünden ziyade şekle önem vermeye başladık diye düşünürüz. Sadece bedenimizi değil, gönlümüzü ve vicdanımızı da arındırmaya gayret ederiz.

Özünde dinimizin temelinde yatan bütün güzel şeyleri temsil eden bu ayda kendimizi İslamın hem kişisel hem de insanlık için huzur, barış ve bağışlanma vaad eden felsefesine yakınlaştırmaya gayret ederiz.

Ancak maalesef bir Ramazan ayını da çoğunluğu Müslüman olan coğrafyalarda savaşın hakim olduğu, insanın insanı vahşice katlettiği ve güç ve şiddetin kendi içinde bir ideolojiye döndüğü bir dönemde kutluyoruz.

Ülkemizin hemen güneyinde büyük bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Çaresiz insanlar başta Türkiye olmak üzere çevre ülkeler ve Avrupa’ya kaçarak hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Kendini maalesef güzel dinimizle adlandırma cürettini gösteren, ancak insanlıkla bir ilişkisi olmayan bir takım gruplar sadece siyasi çıkarları, güç hırsları yüzünden din, mezhep, yaş ve cinsiyet ayırımı yapmadan katliamlar yapıyorlar. Geçtiğimiz sene bu kör vahşetin sınır ve uzaklık tanımadığına maalesef Fransa başta olmak üzere değişik ülkelerde yaşanan karanlık cinayetlerle de tanık olduk.

Diğer taraftan geçtiğimiz dönemde, bu şiddet sarmalından faydalanarak, tamamen kin, nefret ve korku üzerinden diğer dinleri ve göçmen toplulukları hedef alan akımlarında güçlendiğine şahit olduk.

Bizler basit bir toplumsal tepki kılıfında başlayan ve sonra kin ve nefret üzerinden baskı, yıldırma ve açık şiddete dönen bu hikayeleri biliyoruz. Almanya’nın özgür, çok renkli ve çok kültürlü geleceğine inanan Alman dostlarımızla birlikte, kendimize güvenerek bu akımlara karşı duracağımıza inanıyorum. Bu yönde özellikle Köln halkının, şehir liderleriyle birlikte sergilemiş olduğu kararlı duruş bizlere ümit ve güç vermiştir.

Bizler Yunus Emreden, Hazreti Mevlanadan, Hacı Bektaşi Veliden beslenmiş, sevgiyi, barışı ve hoşgörüyü yaşam ve inanış felsefelerinin kalbine yerleştirmiş olan Türk Toplumunun Almanya’da toplumsal barışın en önemli en önemli mevzisi olduğuna inanıyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle Mübarek Ramazan Ayının herkese sağlık, huzur ve mutluluk getirmesi, tüm toplumlarda barış ve karşılıklı anlayışa vesile olması temennisiyle hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.