Türkiye Cumhuriyeti

Köln Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

Cumhuriyetin kuruluşunun 88. yıldönümü resepsiyonunda yapılan konuşma, 28.10.2011

Saygıdeğer Vatandaşlarım,


Değerli Konuklar,


 


Colleagues from the Diplomatic and Consular Corps, 


 


Sevgili Gençler,


Hanımefendiler, Beyefendiler,


 


Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanının 88. yıldönümü vesilesiyle düzenlediğimiz törenimize hoş geldiniz. 


 


Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!


 


Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, aziz şehitlerimize ve gazilerimize bir kez daha minnetlerimizi sunuyor, kıymetli hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.


 


Saygıdeğer konuklar,


 


Bu Bayramda içimiz buruk, üzgünüz, çok üzgünüz.


 


Terörle mücadelede şehit verdiğimiz genç fidanlarımızın acısı henüz tazeyken, güzel Van’ımızda meydana gelen deprem felaketinde çok sayıda yurttaşımız maalesef hayatlarını kaybetti. Şehitlerimize ve depremzede vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun.


 


Türkiye Cumhuriyeti’nin deprem kurbanlarının yaralarını en kısa zamanda  saracağından hiç kimse şüphe duymamalıdır. 


 


Bu akşam öngörmüş olduğumuz konser ve halk dansları etkinliklerini iptal etmiş olmamızı da anlayışla karşılayacağınızdan eminim.


 


Saygıdeğer konuklar,


 


Ülkemizden Almanya’ya göçün 50. yıldönümünü idrak etmekteyiz.


 


Ben bu akşam, göçün 50. yılında sorunlar üzerinde konuşmayacağım. Bunu yeterince yapanlar var zaten.


 


Üç kuşağı kapsayan göç sürecini aklıselimle değerlendirdiğimizde, bardağın yarısından da fazlasının dolu olduğunu görürüz. Unutmayalım ki işçi “heim’larında” başlayan göç hikayesi bugün üniversitelerin; parlamentoların koridorlarında, hükümet binalarında devam ediyor. Landtag’da, Bundestag’da ve Avrupa Parlamentosu’nda Türk kökenli üyeler var, Almanya’da Türk kökenli Bakanlar var ve eyaletimizde bir Türk kadını önemli bir Bakanlık’ta Müsteşar olarak görev yapıyor. 


 


Saygıdeğer Konuklar,


 


Türkiye ve Almanya arasındaki benzersiz ilişkiler manzumesi, her geçen gün daha etkileyici hale gelmektedir. Ticaret hacmimizin yılın ilk sekiz ayındaki büyümesi yüzde 28 olmuştur. Sadece bu rakam bile kabul edelim ki, sıra dışıdır.


 


Türklerin Almanya’ya göçü ise iki dost ülke arasında çok sağlam yeni bir köprü  oluşturmuştur.


 


Almanya’da yaşayan Türkler, Türk – Alman ilişkilerinin en önemli boyutudur.  


 


Bu bağlamda, bizim için Almanya sadece “Türk ve Müslüman tehlikesinden” söz edenlerin, “Türken raus” diye bağıranların, her toplumsal sorunun müsebbibi olarak Türk ve son zamanlarda da Müslümanları işaret edenlerin, Mölln ve Solingen yangınlarının ülkesi değildir. 


 


Almanya, aslında ve bilhassa, yabancılara kucak açan, iş ve ekmek veren insanların, 1963’te Bayram Namazı için yer arayan Türklere Köln Katedralini tahsis eden Kardinalin, Solingen yangınından sonra “Wir sind auch auslaender” diyerek sokaklara dökülen insanların ülkesidir.


 


Bizim tarihi dostumuz, müttefikimiz, insanlarımızı emanet ettiğimiz ülke, işte bu Almanya’dır.


 


Saygıdeğer Konuklar,


 


2011 yılı Türk-Alman siyasi ilişkilerinde de önemli gelişmelere sahne olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın Eylül ayındaki Almanya ziyareti son derece başarılı geçmiş, Alman basını ve kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Önümüzdeki günlerde Başbakanımız Sayın Erdoğan’ı 50. yıl etkinlikleri vesilesiyle Şansölye Sayın Merkel’in davetlisi olarak Almanya’da ağırlayacağız.  


 


Bakan düzeyindeki karşılıklı ziyaretlerin sayısını tutmakta artık neredeyse zorlanmaktayız.


 


İki ülke arasındaki ilişkilerin baş döndürücü bir hızla geliştiği, Almanya’daki fuarlara yüzlerce Türk firmasının katıldığı, Almanya’dan Türkiye’ye tersine göçün başladığı bir dönemde, hukuki temeli şaibeli, Avrupa Birliği Adalet Divanı ve Alman Parlamentosu’nun bilimsel araştırma bölümünce bile sorgulanan; artık sosyal ve ekonomik bir anlamı da kalmadığı görülen vizenin kaldırılması, Türk – Alman ilişkilerine şüphesiz büyük bir ivme kazandıracaktır.


 


Değerli Misafirler,


 


Son olarak, yaklaşık 265 bin insanımıza hizmet sunan Başkonsolosluğumuzda, her gün yüzlerce müracaatçıya özveriyle hizmet veren mesai arkadaşlarıma da şahsım ve vatandaşlarımız adına huzurlarınızda teşekkür ederim.


 


Her zamanki temennilerimle bitiriyorum:


 


Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti,


yaşasın Almanya,


yaşasın Türk-Alman dostluğu...





Mustafa Kemal BASA

Başkonsolos